SON SAYI : Amme İdaresi Dergisi
SAYI : 2
TARİH : 2022-06-27
Amme İdaresi Dergisi, genel kamu yönetimi, siyaset bilimi, siyaset felsefesi, devlet teorisi, bürokrasi, kamu hukuku, anayasa hukuku ve idare hukuku alanlarından özgün makaleleri kabul etmektedir. Devam eden ya da savunulmuş yüksek lisans ve doktora tezlerinden üretilmiş makaleler ve herhangi bir kongrede sunulmuş (özeti yayımlanmış ya da yayımlanmamış) bildirilerin genişletilmesiyle hazırlanan makaleler kabul edilmemekte ve değerlendirmeye alınmamaktadır. Derginin biçimsel yazım kurallarına uymayan makaleler editöryal incelemeye alınmadan geri çevrilir.
MAKALELER
19. Yüzyılda Osmanlı ve Rus İmparatorluklarında Yerel Yönetim Reformu: 1864 Zemstvo Kanunu ve 1864 Vilayet Nizamnamesi Üzerine Karşılaştırmalı Bir Analiz
Osmanlı ve Rus İmparatorluklarının 19. yüzyılına damga vuran modernleşme süreci her iki devlette de kapsamlı bir reform hareketi başlatmıştı. 19. yüzyılın ortasında patlak veren Kırım Harbi neticesinde, Avrupalı devletlerin baskı ve müdahalelerinden çekinen her iki imparatorlukta da iktisadi refahın sağlanması yolunda idari düzenlemelerin yapılması öncelikli hedef haline gelmişti. Buradan hareketle, Osmanlı ve Rus İmparatorluklarında 19. yüzyılda etkin yönetim anlayışı çerçevesinde yerel yönetimlerde bir takım idari düzenlemeler meydana getirildi. Bir yandan yerel yönetimlerin faaliyet ve yetki alanlarının genişletilmesi anlayışı benimsenirken, diğer yandan her iki imparatorlukta da merkezi yönetimin güçlendirilmesi hedeflenmiştir. Bu çalışma, Osmanlı İmparatorluğunda 1864 Vilayet Nizamnamesi ve Rus İmparatorluğunda 1864 Zemstvo Kanununun taşra örgütlenmesine getirdikleri yerel yönetim reformunu ortaya koymayı ve her iki düzenlemeyi tarihsel arka plan, içerik, kapsam ve etkinlik yönünden karşılaştırmalı olarak değerlendirmeyi amaçlamaktadır.
-
Yazarlar : Aslı YİĞİT
Sayfa No : 1-26
Anahtar Kelimeler : Z e m s t v o K a n u n u , R u s y a İ m p a r a t o r l u ğ u , V i l a y e t N i z a m n a m e s i , T u n a V i l a y e t i , O s m a n l ı İ m p a r a t o r l u ğ u , y e r e l y ö n e t i m r e f o r m u .
Türkiye’de Politik Kutuplaşmanın Tarihsel Kökenleri/Kolektif Hafıza
Bu çalışmada, son dönemde Türkiye’de yoğun olarak gündeme gelen politik kutuplaşma olgusunun tarihsel kökenleri analiz edilecektir. Halihazırda Türkiye’de artan politik kutuplaşma verili bir durum olarak değerlendirilirken, temel-yapısal nedenleri analiz edilmeden bu olgunun nedenleri güncel politik tartışmalarda aranmaktadır. Çoğu durumda da sonuçlar birer neden olarak değerlendirilmektedir. Bu bağlamda mevcut yük-sek kutuplaşma düzeyinin nasıl açıklanacağı, nedenlerinin ve gerekçelerinin nasıl ortaya konacağı önemli bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır. Mevcut literatür konuyu politik aktörlerin/elitlerin tutumları ile ya da önyargılı ve yanlı haber/bilgi akışı vb. ile açıklarken, tüm bunların temellendiği ideolojik, bilişsel ve duygusal arka planı ikincilleştirmektedir. Politik kutuplaşmaya ilişkin uluslararası literatür politik kutuplaşmadaki ideolojik, bilişsel ve duygusal arka plana ilişkin kayda değer açıklamalara ve analizlere yer verirken, Türkiye bağlamında bu hususlar yeteri kadar dikkate alınmamaktadır. Bu durumun ideolojik, politik, sosyolojik ve akademik açılardan farklı nedenleri olduğunu düşündürecek gözlemler söz konusudur. Çalışma Türkiye bağlamında bu eksikliği göz önüne alarak politik kutuplaşmadaki ideolojik, bilişsel ve duygusal unsurların temellendiği tarihsel kökenlere odaklanmak suretiyle ilgili literatüre katkı yapmayı amaçlamaktadır.
-
Yazarlar : Fatih ERTUGAY
Sayfa No : 27-62
Anahtar Kelimeler : T ü r k i y e , p o l i t i k k u t u p l a ş m a , t a r i h s e l a r k a p l a n , k o l e k t i f h a f ı z a
Kamu Yönetiminde Yönetsel Kapasiteyi E-Katılım Perspektifinden Değerlendirmek
Kamu yönetiminde yönetsel kapasite üzerine yapılan çalışmalar gün geçtikçe art-maktadır. Yönetsel kapasite, kamu politikalarının etkin ve etkili bir şekilde uygulanmasında önemli bir yere sahiptir. Yönetsel kapasite literatürde farklı bileşenleri içerisinde barındıran şemsiye bir kavram olarak ele alınmaktadır. Bu çerçevede yönetsel kapasiteyi değerlendirmek önce onu bileşenlerine ayırmak ile mümkün olmaktadır. Son yıllarda yönetsel kapasite içerisinde önemi gittikçe artan en önemli bileşenlerden biri elektronik vatandaş katılımıdır (e-katılım). Yönetimin politika oluşturma, uygulama ve kamu hizmetlerinin sunulmasına ilişkin süreçlerine vatandaşların bilgi ve iletişim teknolojileri kanalıyla katılımı olarak ifade edilebilen e-katılımın yönetsel kapasiteyi geliştirmede önemli faydaları bulunmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı da son yıllarda yönetimlerde artan oranda yer verilmeye başlanan elektronik vatandaş katılımının yönetsel kapasite üzerin-deki olası faydalarını analiz etmektir. Bu çalışmada e-katılımın, yönetsel kapasite üze-rinde idarenin meşruiyetini güçlendirme, idareye güven sağlama, hesap verilebilir ve şeffaf bir yönetim sağlama gibi demokratik anlamda değer yaratan faydaları yanında kaynakları doğru ve yerinde kullanma, var olan ve yeni bilgileri daha az maliyetle depolama, kamu hizmetlerini ve politikalarını daha az maliyetle, daha kaliteli ve hızlı gerçekleştirme, liderlik niteliklerini geliştirme gibi yönetsel kapasiteye yönelik ekonomik ve idari kararlar ekseninde değer yaratan faydaları olduğu tespit edilmiştir.
-
Yazarlar : Belgin UÇAR KOCAOĞLU, Ayşegül SAYLAM
Sayfa No : 63-88
Anahtar Kelimeler : Y ö n e t s e l k a p a s i t e , e - k a t ı l ı m , v a t a n d a ş k a t ı l ı m ı .
Türk Dışişleri Bürokrasisinde Değişen Normlar: Kariyerdışı Büyükelçi Atamalarının Yasal Arka Planı
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinden bugüne kadar ‘büyükelçilik’ her zaman önemli bir unvan ve görev olmuştur. Büyükelçilik görevinin Türk Dış Politikasına etkisini ve katkısını en üst seviyeye çıkarabilmek için, uluslararası ilişkiler sistemi ve uluslararası diplomasi hukuku ile uyumlu bir şekilde, uzmanlığa ve liyakate dayalı bir kariyer rejimi geliştirilmiştir. Dışişleri Bakanlığı mensupları için profesyonel bir kariyer olarak tasarlanan diplomatlık mesleğinin en üst basamağı olan büyükelçilik, aynı zamanda istisnai memuriyet olarak da görülmüş ve kariyerdışı büyükelçilik ‘istisna’ kavramının anlamına da uygun bir şekilde kullanılmıştır. Ancak, AK Parti iktidarı döneminde bu istisnai uygu-lama sayısal açıdan giderek artmış ve 10 yıl içerisinde 50’den fazla kariyerdışı büyükelçi atanmıştır. Türk dışişleri bürokrasisini etkileyen bu atamalar, iç hukukta da önemli ve çok sayıda yasal değişikliği ve düzenlemeyi beraberinde getirmiştir. Bu süreçte, bazı ya-sal düzenlemeler birden çok kez değişikliğe uğramıştır. Bu çalışmada, kariyerdışı büyükelçi atamalarına ilişkin yasal arka plana ve özellikle son yıllarda yapılan yasal değişikliklere odaklanılmaktadır. Bu doğrultuda, sadece yasalara ilişkin basit bir tarama yapmak yerine, bu yasal dönüşümün tarihsel ve siyasal koşullarla ilişkisi tartışılmaktadır.
-
Yazarlar : Fırat YALDIZ, Evren KÜÇÜK
Sayfa No : 89-118
Anahtar Kelimeler : T ü r k d ı ş i ş l e r i b ü r o k r a s i s i , d i p l o m a s i h u k u k u , b ü y ü k e l ç i a t a m a l a r ı , k a r i y e r d ı ş ı b ü y ü k e l ç i , u l u s a l h u k u k .